Ana Sayfa | Favorilerime Ekle | Açılış Sayfam Yap | Sohbet | Ziyaretçi Defteri
Atatürk'ün sözleri
Google

Sitemizi 246564 kişi
ziyaret etmiştir.


Türk Dünyasının Değerli Sivil Toplum Kuruluşları,

Günümüz sivil toplumlarında toplumsal hareket için,dernekleşme ve dernek çatısı altında hareket etme artık kaçınılmaz bir yol olarak karşımıza çıkmaktadır.Sivil Toplum Kuruluşlarının üstlendikleri özgörevlerini yerine getirmelerinde, aynı ortak paydaya sahip olan diğer STKlarla işbirliğine girmeleri de günümüzün gereklerindendir.Güçlü olmanın yolu,ortak hareket etmedir.

Türklüğün ortak kültür değerlerinde buluşan Türk toplulukları, bütün zaman ve coğrafyaları kapsayacak bir ülkü birliğinde birleşmelidirler. Bunun Türkiye’nin önderliğinde gerçekleşeceği düşünülürse,Türkiye’nin bir ülküsü ve bir vizyonu olmalıdır.Türk Dünyasının bu iletişimdeki hedefi, dünya milletlerini bölen, onlar arasında ayırımcılık yapan bir anlayıştan tamamen uzak olmalıdır. Türkler arasında birliği sağlamaya yönelik bu hareketin temel amacı, Türklerin sahip oldukları yüksek insanlık değerlerini dünya insanlığına ulaştırmaktır.Türk Dünyası, dünyanın altı kıtasını içine alan büyük bir coğrafyadır. Zira, bir Türkün ulaştığı her yer, bu coğrafyanın içine katılmış demektir, Nepal’den Tanzanya’ya veya Tuva’dan Şili’ye... Dünyada en çok devlet (101 adet) ve imparatorluk (16 adet) kuran millet, sadece ve yalnızca Türk milletidir. Türk tarihi, Türk kimliği ve kişiliğinin hafızası ve ayrılmaz bir parçası, onur,, iftihar ve gurur tablosudur. Dünya yüzünde ondan daha büyük,, ondan daha eski, ondan daha temiz (ve onurlu) bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir

Dünyanın bir çok yerinde Türk Derneklerine rastlamak mümkündür.Anavatan özlemi çeken bu STKların üyelerine,Ankara Merkezli bir oluşumla yakınlaşmak ve Türk Dünyasının ortak hedeflerini paylaşmak ve gerçekleştirmek için ortak adımlar atmak gerekir. Bu platform buna hizmet etmek için yola çıkmıştır. Dünyadaki tüm Türk STKlarını platformumuza katılmaya davet ediyoruz.

Yüce Önder M.Kemal Atatürk’ünde işaret ettiği gibi,"Bu gün Sovyetler Birligi, dostumuzdur; komsumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacimiz vardir. Fakat yarın ne olacagini kimse bu günden kestiremez. Tipki Osmanli gibi, tipki Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalabilir. Bugün elinde simsiki tuttugu milletler avuçlarindan kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulasabilir. Iste o zaman Türkiye ne yapacagini bilmelidir...Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inanci bir özü bir kardeslerimiz vardir. Onlara sahip çikmaya hazir olmaliyiz. Hazir olmak yalniz o günü susup beklemek degildir. Hazirlanmak lazimdir. Milletler buna nasil hazirlanir. Manevi köprüleri saglam tutarak. Dil bir köprüdür...Inanç bir köprüdür... Tarih bir köprüdür...Köklerimize inmeli ve olaylarin böldügü tarihimizin içinde bütünlesmeliyiz. Onlarin (Dis Türklerin) bize yaklasmasini beklemeyiz. Bizim onlara yaklasmamiz gerekli..."

Kendi değerlerimize sahip çıkmakta bunun bir yoludur.Platformumuzun logosu,bu düşüncelerle oluşturulmuştur.Dünyayı saran iki lale,kardeşliği ve dostluğu simgelemekte ve ortak değerlerimize sahip çıkılması mesajını vermektedir. Bizim kültürümüzde lale; Türk kavimlerince ta Orta Asya’dan Anadolu’ya getirilen ve birçok çeşitleri üretilen, çocuklarımızın ismi kızlarımızın çeyizi olan, şiirlerimizde, edebiyatımızda, tekstilimizde, seramiğimizde, hat-tezhip sanatımızda, her şeyimizde yerini bulan, bizden bir parça olan, bizi yansıtan ve bizi haykıran bir çiçektir.

Türkiye’nin aktif katılımının olmadığı bir Türk dayanışma ve birlik hareketinin arzu edilen hedeflere ulaşması düşünülemez.

Görüntüsüyle Arap Birliği zirvesinin bile havasını değiştiren Türkiye, artık yüzünü Türk başkentlerine dönmek zorundadır.

Zaten Türkiye’nin gerçek bir Avrupa Birliği üyesi olması serüveni ne Brüksel, ne Atina, ne -bir zamanların artık unutulan bir başbakanının dediği gibi- Diyarbakır’dan geçmektedir. Avrupa Birliği’ne güçlü olarak girmeyi hedefleyen bir Türkiye’nin yanına alması gereken başkentler, Bakü, Taşkent, Almatı, Bişkek ve Aşkabad’dır.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de bu oluşumun bir parçasıdır.İnsanlık ayıbı izolasyonlarla Dünya uluslarından soyutlanmaya çalışılan bu cumhuriyet,devlet olmanın her şartını taşımakta ve Türk Dünyasının ayrılmaz bir parçası olmaktadır.Türk Dünyasının bir an once,K.K.T.C.yi tanıması ve işbirliğini geliştirmesi de arzumuz ve beklentimizdir.

İnanıyoruz ki, 21. yüzyıl, Türk Dünyasının en aydınlık yüzyılı olacaktır. Yeter ki Türk Dünyası ve Türk toplulukları, aralarında güç birliği ve gönül birliğini gerçekleştirebilsin… İşte o zaman 21. yüzyıl, Türk yüzyılı olacaktır.Sözümü Yüce Önderin bir sözüyle bitiriyor,Türk Dünyasının Sivil Toplum Kuruluşlarını ortak hareket etmeye davet ediyorum. “Türk Birliği'ne inanıyorum, onu görüyorum."

Saygılarımla.

Av.Osman BULDAN

Türk Dünyası Sivil Toplum Dostluk Platformu Kurucusu